22619
post-template-default,single,single-post,postid-22619,single-format-standard,stockholm-core-2.2.9,select-theme-ver-8.8,ajax_updown,page_not_loaded,,qode_menu_,wpb-js-composer js-comp-ver-6.6.0,vc_responsive

BARIŞAN KENTLER; Geçmiş ile bugünün gelecekte buluşması

 

‘Kent’, ‘kentleşme’ ve ‘kentlileşme’, yani, mekan ve yaşam, kentsel gelişmenin en önemli değerlerini oluşturmaktadır. Hızlı kentleşme süreci sonucunda, kentsel yaşamın önemli değerleri olan insan odaklı yapı, sokak ve mahalle ilişki sistemi, yerini, günümüzde, ’apartmanlaşma’ ve ardından da ’yabancılaşma’ya bırakmıştır.

Her iki kavram, kentlerimizin barış içinde olmadığının en belirgin ifadesidir. Hızlı kentleşme süreci, apartman, gecekondu, kaçak yapı, çarpık yapılaşma gibi kavramları sürekli gündemde tutarken, bu kavramların sonuçları ise doğal, kültürel ve tarihi değerlerimizin tahrip edilmesine, yok olmasına neden olmuştur

Kentsel ölçekte ortaya çıkan yabancılaşma kavramı ise hiç kuşkusuz, küreselleşme süreci içinde ise en üst noktaya çıkmıştır. Bu noktada ise, özellikle küreselleşme kıskacı altında bulunan büyük kentlerimizde, ‘kentsel şiddet’, ‘kente karşı suç’, ve ‘kentsel yoksulluk’ vb gibi kavramlar önemini korurken, bunların sonuçlarının ortaya çıkardığı sorunların çözümüne yönelik çabalar ise çok zayıf kalmaktadır.

Kentleşme süreci içinde, yerleşmelerimizin bir çoğu ‘kimlik’ ve ’imaj’larını yitirmeye başlamıştır. Artık, günümüzde, her türlü büyüklükteki yerleşmeler birbirinden ayırt edilemez duruma gelmiş geleneksel kentsel dokular yok olamaya başlamıştır.

Sonuç olarak, günümüzde, geçmişi ile barışık çok az kent bulunmaktadır. Hızlı kentleşme sürecinin çok yoğun yaşandığı son otuz yılda, doğa, kültür, sivil mimarlık ve anıtsal yapılardan oluşan mirasımızın pek çoğu kaybedilmiş, yaşam alanlarımızda hoşgörü ve saygı ortamları azalmaya başlamıştır. Bu süreç içinde, kentsel toprak kötü kullanılmış ve ‘Rant ve gayrimenkul odaklı’ projeler, sürekli olarak ‘çevre ve kültür odaklı’ projelere tercih edilir hale gelmiştir.

ÇEKÜL Vakfı, kuruluşunun 15. Yılı kapsamında başlatmış olduğu ‘Barışan Kentler’ Programı, devam etmekte olan ‘7 Kent 7 Bölge’ ve ‘Kendini Koruyan Kentler’ ‘Havza Kalkınması’, ‘Köyler Yaşamalı’ vb gibi program ve projeler zincirine bir halka olarak ilave edilmiştir.

Barışan Kentler Programının amacı, geçmişin toplumsal, doğal, kültürel ve mekansal değerleri ile günümüz değerlerinin, bir uyum içinde olacağı, uygulanabilir örnek projeleri kentleşme gündemine getirmektir. Bir başka deyişle, geçmiş ile bugünün, gelecek projelerde buluşmasını sağlamaktır.

Programının hedefleri ise,

  • geçmişin anıları ile düşlerinin anımsanması,
  • mekansal, kültürel ve doğal çevrenin korunması,
  • toplumsal ve kültürel değerlerin sürdürebilirliğinin sağlanması,
  • kültürel ve demografik çeşitlilik potansiyelimizin değerlendirilmesi,
  • yerel ekonomik gelişmenin yaratılması,
  • güvenli ve sağlıklı kentsel yaşamın sağlanması,
  • nesiller arası buluşma ortamlarının yaratılması,

olarak belirlenmiştir.

Barışan Kentler Programı çerçevesinde geliştirilen projelerin üç önemli stratejik ilkesi bulunmaktadır.

Birincisi, ‘Stratejik Ortaklık’ların oluşturulmasıdır. Her bir proje, kamu, özel sektör ve sivil örgütler ile yerel halkın bir araya geldikleri ortaklıklar tarafından geliştirilmektedir.

İkincisi, ‘İnsan ve Vizyon Odaklı Proje Geliştirme’ anlayışının ortaya konulmasıdır. Tarih, doğa ve kültür üçgeninin odağında yer alan insan ile strateji, program ve proje üçgeninin odağında yer alan vizyon ilişkisi, projelerin sürdürülebilir olması açısından büyük önem kazanmaktadır.

Üçüncüsü ise ‘İş Geliştirme Odaklı Programlar’ın özellikle, yerel ekonominin geliştirilmesi ve nitelikli işgücü sağlanması için her bir projede yer alması sağlanmaktadır.

ÇEKÜL Vakfı, Barışan Kentler Programı çerçevesinde;

  • Gümüşhane-Süleymaniye Mahalle Yenileme Projesi,
  • Gümüşhane-Kent Atölyeleri Projesi,
  • Kadıköy-Tarihi Çarşı Canlandırma Projesi,
  • Kadıköy-Yeldeğirmeni Yenileme Projesi,

gündemine almış ve uygulamalara başlamıştır.

 

A.Faruk GÖKSU