Toplum Mimarlığı – Kentsel Strateji
22395
post-template-default,single,single-post,postid-22395,single-format-standard,ajax_updown,page_not_loaded,,select-theme-ver-3.6,wpb-js-composer js-comp-ver-5.6,vc_responsive

Toplum Mimarlığı

Bölge: Latin Amerika ve Karayipler
Ölçek: Ulusal
Ortaklık: Ulusal Hükümet, Profesyoneller ve Yerel Topluluk

Amaç ve Hedefler

· Yeni yaklaşımlar bireysel inşa eylemi için destek programlarını oluşturmak

· Yerelde üretilen yapı malzemeleri geliştirmek

· Tasarım ve diğer kentsel servisler için nüfusa teknik yardım sağlamak

Proje Tanımı ve Kilit Buluşçu Yaklaşımlar

Karayiplerde konumlanan Küba 11,3 milyonluk nüfusu ile temel sağlık ve eğitim göstergeleri ve nüfus artış hızları izlendiğinde birçok gelişmiş ülke ile kıyaslanabilir. Kasaba ve Kentlerdeki Shanty (gecekondu) tipi gelişmeleri neredeyse bilinmemektedir. 1990 de komünizmin çöküşü ile beraber, SSCB ve Doğu Avrupa Devletleri tarafından Küba’ya verilen dış destek neredeyse bir gecede bitti. Sonuçta ortaya çıkan şiddetli ekonomik kriz devletin konut programlarını sekteye uğratırken; konut sunumu için alternatif yolların bulunması gerektiği anlaşıldı.

Topluluk Programında Mimarlar (PAC) 1994 Ulusal Konut Kurumu tarafından Habitat Cuba (bir yerel STK)  ve 2 yerel yönetim desteği ile bir pilot program olarak geliştirildi.

Temel bağış ve hibeler Küba halkına profesyonel servisleri teklif ederek, onların konut koşullarını ve yaşam standartlarını arttırmalarını sağlamak için verildi.

2 belediyeye bağlı çalışan 24 mimar la başlayan proje, yüksek başarı sağladıktan sonra, tüm ülkede uygulanması için genişletildi. Şu anda Küba’nın 169 Belediyesinden 166 ‘sinde 918 mimar görev yapmaktadır. Sürekli bir program ve 2005 itibariyle 340.000 aileye destek verilmekte; ayrıca katılmak için 500.000 aile daha gün almış durumda ve günden güne artan hane halklarına verilen servis de artmaktadır.

40 yıllık Kastro rejimi boyunca Küba’da üçte biri bireysel toplam 1.500.000 konut üretilmiştir. Dünyanın başka yerlerinde bu tür bireysel yapılan konutlar çok düşük kalitededir. Her ne kadar çoğu güçlü malzemeler olsa da yapım kaliteleri kötü, gereğinden fazla malzeme kullanılmış ve odalar çok küçüktür. Havalandırma yetersizdir ve evin iç planları kötü yapılmıştır. Kentsel alanlarla yetersiz altyapı bağlantıları vardır.

Program Argentina’dan Rodolpho Livingston ‘un geliştirdiği katılımlı tasarım yaklaşımını kullanmaktadır. Metodları, program için çalışan tüm mimarlar tarafından ögrenilmiştir. Programın servislerinden yararlanmak isteyen aileler önce danışmak için yerel ofise giderler. Sonrasında bir mimar ailenin tüm fertlerinin bulunduğu bir zamanda evlerini ziyaret edecek ve birçok planlama ve tasarım yöntemleri ile ailenin ihtiyaç ve isteklerinin analizini çıkartacaktır. Detay ölçümlerden sonra 4 ya da 5 farklı tasarım alternatifi çizilecek ve tüm aile ile tartışmalar halinde nihai tasarım gelişene dek çalışılacaktır. Burada temel vurgu, standart tekrarlan çözümleri kullanmak yerine, her ailenin koşullarına göre bireysel çözümler üretilmesi üzerindedir.

En az maliyetle en iyi olası çözüme ulaşma gerekliliği çok önemlidir.Kimi aileler İkinci katları çıkarken,diğerleri eklemeler yaparak,iç mekan kullanımını etkinleştirmeye ve havalandırma imkanlarını arttırmaya çalışabilir.Mimarlar ailelere gerekli yapı izinlerini alabilmeleri için yardım ederken,bir yandan da yapım çalışmalarını yönlendirmekte,danışmalık yapmakta ve gereken yerlerde devreye girebilirler.Çabuk  ve etkin bir servis en az bürokrasi  ve iptallerle sağlanmaya çalışılmaktadır.

Program şu anda oturdu ve mimarlar artık diğer mülkiyetlerin kayıtlarının yapılması işlemlerinde yönetime yardım ediyorlar.

Süregelen profesyonel gelişme, tüm mimarlar için kendi çalışmalarını farklı düzlemlerde, ofislerde paylaşma ve tartışma gibi olanakları da beraberinde getirdi. Kalite kontrol sistemleri yüksek standartların devam edebilmesi ve tüm ülkede uygulanabilmesi için sürekli devrede.

Çevresel Sürdürülebilirlik

Yapım çalışmaları  beton bloklar ve kil duvarlarla sürerken, planlar uygun toprak bloklar  üretmek ve mimarların kullanımlarında yetiştirilmesini hedefliyordu. Bu yerel çimentonun bittiği durumlarda, gecikmelerin üstesinden gelmek için gerekliydi. Örneğin; kasırga hasarları nedeniyle ek yapım ihtiyaçları ortaya çıktığında kullanılabilirdi. Seramik boş duvarlar ve kiremitler de 4 ilde kullanılmaya başlandı. Nerede uygun çevresel koşullar var ise örneğin, bambu kullanımı da bir yapı malzemesi olarak geliştirildi. Suyun yeniden kullanılması ve kullanılmış yapı malzemelerinde tekrar kullanımı gibi çevresel sürdürülebilirlik çözümleri de teşvik edildi.

Sosyal Sürdürülebilirlik

Program yalnızca teknik servis sağlayıcılık programı olarak görülmemeli. Aynı zaman sosyal bir program olarak, becerilerin ve insanların birbirine güvenini geliştirebileceği bir programdır.

Aile ve mimar arasında iyi çalışma ilişkileri kurularak, standart mimar ve müşteri ilişkisi kaldırılmaya çalışılmıştır. Aileler gururla bizim Mimarımız diye içselleştirirken, mimarlarda çalışma alanı ve topluluk içerisinde yaşamaya ve böylelikle alana ilişkin bilgi birikimleri ve sorunlara ilişkin daha iyi çözümler üretebilme fırsatı bulmaktalar.

Kentsel alanlarda yerel planlama otoriteleri ile birlikte çalışan mimarlar çevrenin bütüncül iyileştirilmesini garantilemek istiyorlar. Sonuçta; program insanların kendi yerel koşullarının farkına varmalarını ve yaşadıkları çevrenin kalitesini arttırmaya çalışmalarını sağlamıştır.

Mali Sürdürülebilirlik

Programın bir diğer avantajı ise herkesin erişimine açık ve karşılanabilir maliyetleri olmasıdır.

Bir mimarın servisinin toplam projedeki  aylık  maliyeti Pesos 300 (yaklaşık $12) ve yapım maliyeti de Pesos 350 ($14) dır. Maliyetlerin listesi aileye sağlanarak hangi işin hangi maliyette olacağı konusunda her zaman bilgi edinebilirler.

Herhangi bir destekten faydalanamayan hane halklarının bedelleri sosyal güvenlik sistemi tarafından karşılanmaktadır.

Ortalama her mimar bir ayda 16-20 proje ve servisi üstlenmektedir ve mimar oldukları kadar kendilerini ailelerin günlük yaşamlarında karşılaştıkları zorlukları çözmeye yönelik birer sosyal işçi olarak da görmeye başlarlar.

Program kendini finanse eden yapısı ile maliyetlerini karşılamak üzere verdikleri ücretlerden oluşmaktadır.2000 yılında Programın toplam geliri $428,000 idi ve harcamalar da   $304,000 a cıkmıştı. Çalışmaların sonucunda çıkan artı değer ulusal bütçeye katkı olarak eklenmiştir. Yönetim  her yıl $15,000 lik bir katkı ile  çizim kağıtlarının, mürekkep, kalem gibi ihtiyaçları karşılıyor.İl ofisleri -PAC – bilgisayar ve tasarım çalışmaları için CAD sistemlerini destekliyor.Tek dış yardım olarak  1994 ‘te projenin ilk gelişim aşamasında Avrupa’dan bir  STK  bilgisayar ve $25,000 destek veriyor.Bunun dışında başka dış kaynak ihtiyacı ve gereği olmamıştır.

Değerlendirme

Programın herkesin erişimine açık olması ve azla en iyiyi yapabilme becerisi gibi temel prensipleri taşıması, diğer gelişmekte olan ülkelerin de dikkatini çekmektedir.

Program çok fazla uluslararası ziyaretçiyi ülkeye çektiği gibi, benzer bir program Uruguay’da Mimarlar Toplumu tarafından kurulmuştur.

Güney Afrika Hükümeti Küba ile bir anlaşma yapmak üzereler. Bu anlaşma; Güney Afrika’da iki yıl geçirmek üzere PAC mimarlarından 12sini benzer bir yaklaşımı uygulamak üzere davet edilmesinden oluşuyor.

Arjantin’in Mimarlar Toplumu da benzer bir program uygulamaya başlamıştır.